Obezite cerrahisi etkisini mide hacminin küçülmesine ve/veya emilimin bozulmasına bağlı olarak iki şekilde göstermektedir.
“Sleeve Gastrektomi” olarak da bilinen tüp mide ameliyatında, mide hacminin yaklaşık %75’lik kısmı çıkarılarak midenin küçültülmesi (60-100cc) ve böylece hastanın çok az gıdayla tokluk hissetmesi sağlanmaktadır. Bu amaçla, midenin belli bir bölümü cerrahi işlemle çıkarıldığında geriye tüp şeklinde (yaklaşık büyük bir muz büyüklüğünde) bir mide bırakılmaktadır. Ayrıca mide ve pankreas bezinden salgılanan ve açlık hormonu olarak da bilinen Ghrelin hormonunun salınımı tüp mide ameliyatından sonra azalmakta, bu da amaliyat sonrası yaklaşık iştahta %50 oranında azalmaya neden olmaktadır. Bu operasyonla sadece alınan gıdanın miktarı kısıtlanmakta; gıdaların emilimi aynı şekilde devam ettiği için hastanın ömürboyu dışarıdan vitamin ya da mineral takviyesi alması gerekmemektedir.
Gastrik bypass ameliyatında midenin giriş bölümünde yaklaşık 30-50 ml’lik bir bölüm ayrılarak ince bağırsaklara dikilir ve midenin büyük bir kısmı kulanım dışı bırakılır. Bu ameliyatta hem mide hacmi küçülür, hem de bağırsakların bir bölümü devre dışı bırakılıp, tüketilen yiyeceklerin bir kısmının emilmeden atılması sağlanmış olur. Böylece hastalar daha az gıdayla doyar ve aldıkları gıdanın bir kısmı emilemez. Gıdaların emilimi bozulduğu için hastanın ömür boyu dışarıdan vitamin ve mineral takviyesi alması gerekmektedir.